Unuttun mu?
Aramıza katılmak için kayıt yaptıktan sonra iletisim @ fikir farki .com adresine bildirin.
Yazar Girişi

İKİ CÜMLEYLE VİZYON 2023

Henüz yirmili yaşların başında bir genç olarak aklımın erdiği, dilimin döndüğü, kalemimin işlediğince bir yazı kaleme almaya karar verdim. Hakikat şu ki yazmaya başlamak kadar ona nereden başlayacağıma karar vermek zor oldu benim için. Fakat bir yerden başlayıp, sonrasında ise başlanılan işi ikmal etmek gerek. Bir atasözü “40.000 kilometrelik yola bile bir adımla başlanır.” der. Şahsım adına kalemime sarılarak bu adımı attım.

Yazımın başında “aklımın yettiğince”  demiştim. Rakamlara ve istatistiksel verilere takılmadan halkın gözünden bir bakışla…

Geçmişe dair aklımda ne varsa bir elekten geçirdim. Ülkemize ve milletimizin içinde bulunduğu duruma canlı şahitlik etmişiz ama yaşımızın küçüklüğünden dolayı durumun ehemmiyetini ve ciddiyetini idrak edememişiz. Eskiden rahmetlik babaannemin 3 aylık 148.000.000 maaşı olurdu. Kadıncağızla onu bankadan çekebilmek ve maaş kuyruğunda önlerde yer alabilmek için sabahın erken saatlerinde banka yollarına düşerdik. Saatlerce önce geldiğimizden, bankanın önünde açılmasını beklemek bir eziyetti… Hele de o memurların keyiflerince hakarete yakın sözlerini işiten yaşlı amcalar, teyzeleri gördükçe içim parçalanırdı. Kimi tansiyon kimisi şeker hastası teyzelerimiz, amcalarımız… Babaannem de bu hastalıklardan muzdaripti ama babaannemin ilaçlarını temin etmek için çırpınan günlerce ilaç peşinde eczane eczane dolaşıp ilaç arayan annem de bir o kadar sıkıntı çekmiştir. Hele muayene olmaya gittiysen, tamam!.. Mümkünatı yok ki sıra gelsin de muayene ol. Tıklım tıklım dolu devlet hastanesi, sinek avlayan ve kaymak tabaka haricinde hastası olmayan özel hastaneler 

Hadi bunları geçelim. Hiç unutmam ilkokul sıralarında öğrenciydim. Kış mevsimiydi, sabah okula gittim. 2. derste tüm öğrencileri toplayıp 9. Cumhurbaşkanını karşılamaya gittik. O zamanlar Cumhurbaşkanı olan bu şahıs, şimdilerde 6 okun yayı olmuş, malum pek esnek bir karaktere sahip. Velhasıl soğukta saatlerce bekledik. Tek bizim okulun öğrencileri olsa iyi ama çevre okulların da hepsi gelmişti. Saatler sonra geldi malum şahıs arabadan el salladı, geçti gitti. Sadece eli gördük, o bize yetti. İşte bunun adına karşılama mı yoksa gariban öğrencilerin birilerine yalakalık için kullanmak mı adını siz koyun.

Yine o dönemlerde üniversitede okuyan bir yakın akrabamız vardı. Devletten öğrenim kredisi alarak öğrenimini sürdürürdü. Her çocuk gibi merakla, aylık ne kadar aldığını sordum. 45.000.000 (kırk beş milyon) dedi. Tabi o zamanlar paramız bol sıfırlıydı, yaz yazabildiğince, 6 tane sıfır. Babaannem senden çok alıyor dedim. Devlet“3″ verip “5″ alır kardeşim dedi. Tabi “3″ verip “5″ almak ne demek oluyor tam idrak edemedim o yaşlarda. Şimdi, büyüdük, düşünme kabiliyetimiz gelişti. Sorguluyoruz her yapılanı. Aslında düşünme ve sorgulamadan ziyade, yaşayarak öğrenmişiz yeni fark ettik. Şimdi  “Değişimin Farkındayız”

Ben de üniversitede okuyorum o ağabeyimiz gibi bana da kredi çıktı ama ben 240 TL alıyorum her ay. Geçenlerde babaannemin 3 aylığını çektiğimiz bankaya öğrenim kredimi çekmeye gittim. Hemen önümde bir teyze bankamatikten üç aylık maaşını çekti, hemen ardından da rahatladığını ifade eden bir “ohh!..” 5 dakika sürmedi bile…

Geçen haftalarda AK PARTi Grup Başkanvekili Nurettin CANİKLİ’nin katıldığı bir programa katılma şansı yakaladım. (Önceden devlet adamlarının sadece elini görürdük, şimdi yüz yüze gelip konuşma şansımız var. Demek ki halktan korkmayan siyasetçiler ve devlet adamlarıhalkın içinde Hakk ile olmayı şiar edinmiş şahıslar da varmış. Biz Demirel’i saatlerce yollarda bekledik. Başbakanımız ise öğrencilerin ayağına gidip okulda ziyaret ediyor.) Söz bu dönemlerden açıldı neler olduğundan, yaşandığından, verilen tavizlerin büyüklüğünden, özelleştirmelerdeki yolsuzluk ve usulsüzlüklerden…57. hükümet başbakanı ve yardımcılarının IMF’ye  yazdığı bir mektupta “Memurlara enflasyonun altında zam”  taahhüt etmişler. İşte “3″ verip “5″ almak bu oluyor. Bunu yapan kim biliyor musunuz, işçinin, ezilenin savunucusu olduğunu idda eden zihniyet. Savunmak böyle oluyorsa “3″ verip “5″ alarak aman, savunmasın milletimi bu zihniyetteki keneler.  Aslında bu zihniyetin “5” alıp hiç vermediği zamanlar da oldu. Her darbe sonrasında boşaltılan merkez bankası kasalarıkarşılıksız basılan milyarlarca liralar bunun en somut ve en acı örnekleridir. Boşaltılan kasalarımız bugün 82,6 milyar dolar ile dolu olduğundan darbeci zihniyetin salyası akmaya başlamıştır. Allah’a şükürler olsun ki hırsızlığın” kardeşi olan “darbe” sözcüğünü tedavülden kaldırmanın ruhsatını da aziz milletimiz 12 Eylül 2010 tarihinde verdi Ak Parti Hükümetine.

Aynı gün hastanelerin nereden nereye geldiğini de sohbet konusu ettik. Eskisi gibi günlerce kimse ilaç peşinde  gezmiyor. Koridorlar boyunca kuyruklar yok. Hastaneler birleşti özel-devlet ayrımı kalktı. Hatta aile hekimliği geldi ülkeme. Aile sağlığı merkezlerinde tek kuruş ödemeden muayene oluyoruz,  gerektiğinde ayağımıza kadar geliyor doktorumuz.

Bu yazılanlar sadece aklımıza gelen, gözümüze görünenlerin bir kısmı yollar, köprüler, ekonomik gelişme, milli gelir artışı, dış politikadaki itibar vs. saymakla bitmeyecek, yazmakla kitap olacak hizmetler yapılmış bu vatana, bu millete… Gördüğümüz gibi liderin yüklediği misyonla Ak hizmetçilerin elinde kusursuz işleyen bir hizmet çarkı var ve her geçen gün muasır medeniyetler seviyesine ulaşmamız için dönen bir çark…

Mazeret yok!” şiarıyla yola çıkmış, baskılara yılmadan göğüs germiş, engelleri aşmış, tabuları yıkmış, hayal olan projeleri icraata dökmüş bir hükümet, bir teşkilat…   8,5 yıl boyunca durmadan, yılmadan aziz milletine yakışacak minvalde çalışıp, hizmet kelimesini somutlaştıran gözle görülen ve milletimizin derdine deva olan çalışmalar yaparak halkımızın gönlüne taht kuran bir lider

Yaşanmışların karşılaştırmasını yaptık, değerlendirmeyi her zaman ki gibi aziz milletimiz yapacak. Köyü gösterdik kılavuza gerek kaldı mı? Milletimiz  “bugün git, yarın gel” zihniyetinin boş vaatlerine kanmıyor. Çünkü yapılan hizmetleri görüyor, boş laflara ve vaatlere prim vermiyor.

İşte sizlere kısaca Vizyon 2011’in hikâyesi…

Gelelim VİZYON 2023’e, sanıyorum ki bunca yapılanlardan sonra VİZYON 2023’ü iki cümleyle açıklamak yeterli. Bu 8,5 yıllık zaman dilimine bunca hizmeti sığdıran bir iktidar 2023’e kadar ne hizmetler yapabilir? Gelin biz bunun hayalini kuralım, 2023’e geldiğimizde ise hayaldi gerçek oldu diyelim

Türkiye hazır; milletin sesi, liderin misyonu

Tek yol, tek amaç 2023 vizyonu!..

2023′te görüşmek dileğiyle, saygılar sunar esenlikler dilerim…

Yazar:

“İKİ CÜMLEYLE VİZYON 2023” için 1 yorum yapılmış

  • ahmet:

    yazık universiteli misin sen acaba çünki ilkokul öğrencileri bile daha güzel saçmalardı körü körüne bağlanmak bu demek klasik cahil halkımın yaptığı gibi allah sana akıl fikir versin başka birşey demiyorum

Bir Cevap Yazın