Gundi Kemal
Herkes onu yaptığı yolsuzluk tartışmaları, tv ekranlarındaki AKP’li yöneticilerle yaptığı düellolarla tanıdı. Daha o programlarda belli olmuştu basının ona karşı olan ilgisi. Sakin duruşu ve nazikliğin ötesinde yumuşak üslubuyla dikkat çeken Gandi Kemal rakiplerini halkın huzurunda oldukça terletti. Hemen ilk yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak çıktı vitrine. Bazılarına göre CHP’nin oyunu %38 ‘e çıkardı,bana göre ise büyük çoğunluğu varoşların ve orta gelirli insanların oluşturduğu İstanbul’dan geçer not alamamıştır.Gandi o zamanlar yeterince ‘’GUNDİ’’ değildi demekki..
Kaset dediler, komplo dediler,istifa etsin dediler nihayetinde Baykal’ı uyandırdılar güzellik uykusundan.Tam da iktidar rüyası görmeye başlamışken ‘’öpülerek’’ uyandırılmayı bekleyen Baykal ‘’dövülerek’’ uyandırıldı.. Sayın Baykal bu dayağı bundan önceki ‘’öpülmelere’’ sayar artık..
Ağlayanlar oldu,sızlayanlar oldu, miting yapanlar,imza toplayanlar, açlık orucu tutanlar,Baykal’ın oturduğu siteye gidenler, dolmuş kaldıranlar, çadır kuranlar.. Tarih bu kişileri kayıtlara geçirmeye çalışırken gidip baktık ki çadırlar terkedilmiş,açlık orucundakiler obez olmuş,miting kurultaya taşınmış ve devrim sloganları atılıyor,demekki her şey yalanmış,timsah gözyaşlarıymış meğer hepsi.. Hepsi sahteymiş.. Gerçi Baykal dönmeyeceğini söylemişti, belki de CHP’liler uzanamadıkları çiğere murdar dediler.Kalan mı sürgün giden mi onu tarih gösterecek..
Baykal’ın giderken iktidarı suçlaması,bu bir meydan okumadır demesi,topu CHP’li yöneticilere atıp köşesine çekilmesi; fırsatçıları, mezar soyguncularını harekete geçirdi. CHP’nin içine düştüğü bu ‘’Fetret Dönemi’’ ni fırsat bilen Brütüsler boş durmadı tabi. Önce aday olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu biraz da Önder Sav’ın itmesiyle kendini kürsüde buldu.Bana göre kurumsal bir kimliğe sahip olan Atatürk’ün partisi CHP’ye yakışan da buydu. Kurultaya adaysız girmeleri hiç yakışık almazdı,halkın güvenini kaybettirirdi.
Gundi Kemal kurultayda aldığı büyük gazla daha parti meclisini kurmadan yurt gezilerine başladı.felsefe değişti dediler, politika değişti dediler, söylemler değişti dediler gördük ki değişen tek şey Gundi’nin gömlek markası olmuş.Tipik sonradan görmeler gibi,parayı bulunca önce sigarayı,sonra arabayı sonrada yengeyi değiştirir.. bir kaset uğruna ya Rab,ne denizler kuruyor..
Allah bizi yeni kasetlerden ve yeni Gundi (köylü) ’lerden korusun…




Sevelim sevmeyelim, Tayyip Erdoğanla, Deniz Baykalla, ya da Erbakanla vs.. belli konularda dalga geçecek kadar elimizde yeterince malzeme vardir, ancak bu şahısa ait elimizdeki bilgiler çok sınırlı ve henüz çok bir şey göremedik. Çok kısa zaman önce iktidar partisinin genel başkan yardımcısının “sağlık nedenleriyle“ istifasına sebep olmasının dışında elimizde pek bir somut icraatı yok. Eldeki bilgiler ve icraatler bu kadar sınırlıyken böyle bir yazı yazmanız riskli olmuş, bence erken davranmışsınız, ilerleyen zaman içinde komik duruma düşme ihtimaliniz bu sebeple yüksek olabilir.
“Köylü milletin efendisidir” sözü aklıma geldi yazıyı okuduktan sonra. Bu şekilde bir kişiyle dalga geçmek bence ters bir bakış açısı.
Onun dışında Alper K.nin dediği gibi, yaptığı icraatları görmek gerek.
Eski işlerine bakınca genel olarak olumlu, yolsuzluk karşıtı tavrıyla akıllara yer etti zaten. Bence şimdiye kadar yaptığı 2 kötü şey var sadece:
SSK’ya 18ini doldurmamış torununu kaydetmesi. Sonra “torunumu sevmemi engelleyemezsiniz” demişti.
Melih Gökçek’i köşeye sıkıştırıp iyice saçmalattırması. Uğur Dündar’ın imajıyla oynattı bu yüzden. (O tartışmada İ. Melih yüzünden Uğur Dündar çileden çıkmıştı, sonra Uğur Dündar da saldı kendini, adı çıktı candaş medyacıya).
Ama bunlar önceki Başbakan ve başbakan adaylarının geçmişinin yanında solda sıfır bana göre.
Bekleyelim, görelim.
arkadaşlar zaten bende geçmişiyle alakalı birşey yazmadım.eldeki bilgilerime dayanarak nacizane fikirlerimi yazdım.Ayrıca köylülüğünü de kötülemedim.Hatta özellikle parantez içinde belirttim ”gundi” nin köylü demek olduğunu ki hakaret olarak algılanmasın.çünkü o amaçla kullanmadım.Ayrıca siz merak etmeyin elimde kendisiyle ilgili kalın bir dosya var ben tanıyorum biraz geçmişini de biliyorum,yeri geldiğinde o bilgileri de sizinle paylaşırım.Ben şahsen başarılı olmasını istiyorum.Ama olamayacağını biliyorum.neyse hayırlısı olsun diyelim.
Elinizdeki bilgileri biran önce paylaşın ki fikrimiz değişebilsin.
Ben insanların geçmişine çok fazla önem vermem aslında.Bu bağlamda kılıçdaroğlu’nun geçmişiyle önünü tıkamak istemiyorum.Çünkü kendisi AKP’den kurtuluş için tek çare şu anda.O olmasa MHP olur o daha kötü bence.O yüzden şimdilik susma hakkımı kullanacağım.ama gün gelir de daha iyi bir alternatif çıkarsa, yada kılıçdaroğlu beklentilerimize karşılık veremeyeceğini belli ederse işte o zaman çıkar konuşuruz.CHP gibi bir partiye demokrasi gelmiş, mahkeme yerine sandığa gidelim zihniyeti gelmiş, halka yönelmiş bir lider gelmiş bu rüyayı biraz daha görmek istiyorum kardeşim..
İbrahim arkadaş oturup erinmeden bir şeyler yamışsın, ellerine sağlık, eyvallah fakat bırak bu yalan dolan işleri. Gerçekten yazmak istiyorsan otur efendi efendi taraf olmadan objektif bir şekilde yaz, eleştir. Aksi taktirde yazdığını sanıp duradan karalayacaksın. Unutma tarih herkesten hesap sorar…
Erdem kardeş çok teşekkür ederim değerlendirmen için,iyi güzel eleştirmişsin. Ama sevgili kardeşim biraz daha beklemenin daha doğru olacağına inanıyorum.Yoksa kalemin kemiği yok istediğin yöne döner yazmak kötülemek eleştirmek kolay.Erdoğan da hapis yatmış, yasalara göre suçlu olmuş bir insandı, şimdi bak 2 dönemdir tek başına iktidar.Bir insanın geçmişi benim ülkemin geleceğini tehdit etmiyorsa beni de çok ilgilendirmez.Şimdilik böyle bir tehdit görmüyorum kardeşim.saygılarımla..
Merhaba ibrahim, bizde tamda ondan bahsediyorduk. Sen ortada hiçbir şey yokken kaleme almaya değmeyecek şeylerle sayın kılıçdaroğlunu eleştiriyorsun, biraz bekle. Sayın kılıçdaroğlu köklü bir partinin çiçeği burnunda genel başkanı. Gerek ana muhalefet partisi genel başkanı olarak gerek gün gelir hükümet olarak icraat yapmaya başlarsa ki muhalefet olarak aktif bir şekilde çalışmaya başladı o zaman konuşuruz bu adam doğru yapıyor bu adam yanlış yapıyor diye. Yerel seçimlerde aldığı oyu da az bulmuşsun. Anlaşılan sen kılıçdaroğlunun siyaset sahnesinde türkiye genelinde yeni yeni tanınmaya başladığını gözardı ederek bakıyorsun. Aksine muazzam bir oy aldı. Yani arkadaş, siyaset günlük iş değildir, siyaset birikimdir, kültürdür.
tabi ki çok haklısın.ben şunu söylemek istedim Kılıçdaroğlu’nda o potansiyeli göremiyorum,Ama gerçekten başarılı olmasını istiyorum.Basın medya çok şişirdi ama senin de söylediğin gibi daha çok yeni, yani benim gibi eleştirip kötülemek ne kadar yanlışsa,basın gibi övüp göklere çıkarmak da o kadar yanlış.Eğer Recep Bey’le fazla muhatap ederlerse başarılı olması çok zor, Recep Bey Kılıçdaroğlu’nu çenesiyle döver. Bizim isteğimiz demokrasinin yaşatılması, uygulanması, memleketimizin özgürlükler noktasında geri kalmamasıdır. Bu sebeple geçilen çok partili hayatta AKP’nin rakipsiz kalmaması adına Kılıçdaroğlu büyük bir şans.İnşallah hayırlısı olur.
Ortada bir gerçek var. Kılıçdaroğlu gerçeği. Ne olacak biliyor musun? Hani diyorsun ya recep bey çenesiyle döver diye, öyle olmayacak. Recep bey kılıçdaroglunu mecburen muhattaba alacak ve onun seviyesini yakalamaya çalışacak. İç siyasette danışıklı dövüş olmadan işler yürümez. CHP söylemde olduğu değişimi fiile dökerse AKP sancağı indirilir. Ama şimdilik sakin olup bekleyelim.
Erdem kardeşim senin söylediklerin güzel şeyler ammma ben Erdoğan’ı 15 yıldır tanıyorum, Kılıçdaroğlu’nu da 10 yıldır tanıyorum.Benim bildiğim Erdoğan Kılıçdaroğlunun seviyesine çıkmaz, Kılıçdaroğlu Erdoğanın seviyesine iner.Erdoğan haksız da sayılmaz aslında,manşetle gider dedi; bak şimdi manşetlerde İsrail var Kılıçdaroğlu unutuldu gitti, Erdoğan insanlık üzerinden, siyonizm üzerinden hem iç politikada hem dış politikada nutuklar atıyor.Peki Kılıçdaroğlu nerede?
CHP nin iç yapısını bilmeyen halk tabi ki Kılıçdaroğlu’na bel bağlayacak, denize düşen kılıca sarılır,ama Kılıçdaroğlu’nun söyledikleri sadece laf, şov yapıyor, CHP aynı CHP, değişen tek şey genel başkan, genel politikalar hala aynı, genel sekreter hala aynı.. Ayrıca Kılıçdaroğlunun politikalarının tabana inmesi İMKANSIZ..
Bende tanıyorum her ikisinide ve şunuda biliyorum ki siyasetçiler her zaman doğru siyaset yapmazlar kimi zamanlar fütürsuzca davranışlarda buunurlar. Neyse zaman bize gösterecek….
haklısınız doğru siyaset yapmazlar,işte bu süreçte bize düşen onların yanlışlarını hatalarını yakalamak. umarım zaman ülkemiz için hayırlı olanı getirir..