Unuttun mu?
Aramıza katılmak için kayıt yaptıktan sonra iletisim @ fikir farki .com adresine bildirin.
Yazar Girişi

Darbeyle Referandumun Ne Alakası Var Şimdi?

“Referanduma Evet”çi gazetelerde ve televizyon kanallarında şu sıralar sıkça tartışılan konu, 1980 darbesi ve o darbe sonrasında çekilen çileler. Bu konudan bahsedip lafı bir şekil referanduma getirerek “Evet” pompalıyorlar kendilerince. Bu taktik Başbakan başta olmak üzere tüm AK Parti’lilerin ortak tavrı olduğu için bunun referandum stratejisi olduğunu anlamak için dahi olmaya gerek yok. Dayatılan mantık zinciri  aynen şu:

Darbeler kötüdür -> Dolayısıyla 80 darbesi de kötüdür.

82 Anayasası 80 darbesi sonrası gelmiştir -> 80 darbesi kötü olduğuna göre 82 anayasası da kötüdür…

Sonuç (?!) -> Referanduma “evet” denmelidir.

Bu mantık dizisi son cümleye kadar doğru. Fakat son cümleye geçişte çok büyük bir mantık uçurumu var çünkü darbe ile önümüzdeki referandumun en ufak bir alakası yok.

Öncelikle evet derken amaç darbelere ve darbe anayasasına “tokat” atmaksa, bundan önce yapılan onlarca anayasa değişiklik paketinin darbecileri folloş etmiş olması gerekirdi. İsterseniz kendiniz bakın 1982 Anayasası‘nda kaç tane “değişiklik” yapılmış bugüne kadar. (Ben şahsen sayıp net rakam vermek istedim fakat daha 3te birine gelmeden 30 küsür saydığımı farkedince saymayı bıraktım.)

Diyelim evet derken amacımız darbecilere tokat atmak. Hani onlara yargı yolu açılacak ya! Peki madem amacı buydu AK Parti’nin, neden bunu daha ortada paket maket yokken, CHP “bu maddeyi ayrı oylayıp anında geçirelim” dediğinde kabul etmediler? Neden bugün paketin amacı olarak gösterilen şeyi o gün bir saatte yapıvermediler?

Yani neymiş? Anayasa değişikliği darbeye de darbecilere de tokat mokat atmak için yapılmıyor…

Darbe anayasasına atılacak tek tokat, adam gibi uzlaşarak yeni bir anayasa hazırlamaktır. Bu anayasayı hazırlarsın, herkesin görüşünü alırsın. Yalnızca kendinle değil, diğerleriyle de uzlaşır, ortak bir anayasa hazırlarsın. Zaten bunları yaparsan o anayasayı meclisten de geçirirsin. Herkes mutlu olur, tartışma kalmaz, vatandaş anlamadığı paketlere oy vermek zorunda bırakılmaz.

Yazar:

“Darbeyle Referandumun Ne Alakası Var Şimdi?” için 19 yorum yapılmış

  • Alper K.:

    Ayrica soyle bir hava da olusturuluyor;
    “eger bu degisiklik paketi kabul edilmezse bundan sonra hic degisiklik yapilamayacak, anayasa degisikligi yapma hakki artik yanacak Turkiye’nin.. Ona gore bu son sans, dikkat edin..”
    Hic dile getirildigini duymadim bunun, bilgi eksigim varsa duzeltilmesini rica ediyorum; Bu oylamadan sonra degisiklik yapilmazsa, “onumuzdeki 5 yil anayasa  degisikligi yapmak mumkun olmayacak” gibi bir yasa falan var mi?
    Eger yoksa, ben mecliste ulkeyi temsil eden partilerin cogunlugunun kendi aralarinda uzlasip, gerekirse teker teker maddeleri gecirip, gecmeyenlerini halka sunacagi bir ortam olmasini beklemenin zaman kaybi olmayacaginin kanisindayim.

  • ovgutto:

    Zaten Kenan Evren bir sağdan, bir soldan adam asmasa Türkiye’de din temelli siyaset asla bu kadar yükselmezdi. Bu ülkede 40 yıl önce türban sorunu ve kullanımı yokken veya kısıtlıyken neden bugün dinin en önemli şartlarında birisi oldu acaba? Bugün siyasal islamın yükselişinde Evren Paşa’nın yardımı dokunmuş olmasın…

    Şu resme bakalım da ne demek istediğim daha iyi anlaşılsın.  O işler kürsülerde göz yaşı dökmeyle olmaz. O gün mücadele veren canı yanmış ülkücüler ve solcular paketten tatmin olmuş değillerken olaydan bırakın zarar görmeyi, güçlenerek çıkanların bu role soyunması ne acıdır…

    http://img.haberler.com/haber/531/bulent-arinc-kenan-evren-ve-hilmi-ozkok-birlikte_b.jpg

  • Kayhan KAYIHAN:

    Merhaba arkadaşlar, öncelikle yazınız için teşekkürler.
    82 anayasasına baktığınızda sert çekirdekli bir anayasa(3 değiştirilemez maddesi olması nedeni ile) bu hukuken hoş görülen bir konu değildir zaten.
    Ayrıca 82 anayasasını yapanlar nasıl millet iradesini çiğneyerek gelip bir şeyler yaptılar ise anayasası da aynı mantıkta. Bir anayasa mahkemesi koymuşlar, millet iradesinden uzak, kafasına buyruk hareket eden istediğinde esastan istediğinde şekilden inceler maddeleri.. Halbuki Anayasada yazar sen bunu bunu esastan görüşeceksin şekle girmeyeceksin vs vs die.. Ama kendi kurallarını bile dinlemeyen bir anayasa mahkemesi.. Buna dur demek 80 zihniyetini bugüne kadar taşıyan 82 ye en ağır tokat olacaktır.
    Size sormak istediğim bir şey var, siz şu anki anayasa mahkemesinin halinden memnun musunuz?

    • ovgutto:

      Anayasa mahkemesi sorunları olan bir kurum olabilir. Şunu unutmayın ki AKP aleyhine her karar çıktığında kendisini abartarak yere atan futbolcu tavırlarında “yine tuttular, gidemiyoruz, halkın iradesine ket vuruldu” tarzı açıklamalarla uzun süredir bu kurumu yıpratmakta. Şu an düşününce sanki bu kurum durmaksızın AKPyi yargılamış gibi bir hisse kapılıyoruz ki bu tamamen az önce belirttiğim manipulasyonun sonucudur. Sadece bir örnek CHPli belediye başkanlarını da yargılamıştır örneğin.

      Halka bu his verildikten sonra, bu kurumun değişmesi (üye seçiminin) gündeme gelmiştir şimdi de. 80 darbesinin ardından türeyen YÖK, RTÜK gibi kurumlar da AKPnin bir vakitler şikayetçi olduğu kurumlardı. Ancak oralara istedikleri insanlar gelince bu kurumlar darbe anayasasının ürünü olmaktan nasılsa çıkıverdi…Benzer şekilde seçim barajı da 80den sonra gündeme gelmiştir ama bugün AKPnin aldığı oya oranla daha fazla milletvekili ile temsil edilmesini sağladığı için bu da pakette yoktur. Tek sorun anayasa mahkemesinin değişmesidir çünkü ele geçmemiştir. Yüksek mahkemelerin hangi özelleştirmeleri, hangi hukuk dışı uygulamaları durdurduğuna genel olarak bakın (Tüpraş,Eti maden, Mayınlı arazilerin İsraile peşkeşi…) . Sizin veya benim paramın, topraklarımın peşkeş çekilmesini kaç kere durdurduğuna bakın, bu kurumu sadece AKPnin TVlerde yaptığı propaganda-yıpratma yorumlarıyla hatırlamayın. AKP’nin 80 darbesi falan umrunda değildir. Kenan Evrenle de iyi anlaşırlar. Zaten bu nedenle 8 yıldır tek söylemleri yokken bugün bir anda ağlamaklı olmuşlardır. Asıl mesele her istediklerini yapmalarını engelleyen her kurum gibi ya ele geçmesi ya da kalkmasıdır.

      Belki yüzde yüz memnun değilim ama her değişim, gelişim değildir. Yanına da şekerlemeler koyup bana zehir yutturamazlar. 80 anayasası 100 kere değişti bu tarz paketlerle. Hepsinde de meclis uzlaştı. AKP yine istese çoğu madde bir kaç saatte geçecekti meclisten. Gerekirse sadece bu 3 madde de ayrı oylanırdı referandumda. Ama bunların hiç birisini yapamayan demokrasiden çok uzak bir anlayış ülkeye demokrasi getirecek ? Ben inanmıyorum.

      • Kayhan KAYIHAN:

        Anayasa mahkemesinde problem olduğunu kabul etmişsin, çok güzel.
        Peki çözüm önerin var mı?
        Oraya yerleşen bir Fulya hanım veya Haşim beyin 25 yıl boyunca bu ülkenin kararlarını istediği gibi etkilememesi için çözüm önerin nedir? (Halkı temsil etmiyor ama halkın başındaki örtüden, vekilinin kararına kadar her şeyi iptal edebiliyor.) Bu sorun çözülmeli.
        Ayrıca emin ol Ak partinin 367 nin üzerinde milletvekili olsaydı anayasayı kökten değiştirirdi.
         

        • ovgutto:

          Hukuk diplomasını alanlardan bile çok ayrıcalıklı bir kesimi anayasa profesörü olur. Ben şimdi kafadan şöyle-şöyle, böyle-böyle olsun dersem (anayasa hukuku asla çalışmadım) işkembeden sıkmektan farklı olmaz. Ama bir çok sivil toplum örgütnün ve siyasi partinin anayasa taslakları hazırladığını biliyorum. Oralardan hareketle ortak bir karar alınabilirdi.

          Hukuk insanların kafasına göre karar aldığı bir mekanizma değildir. Sanırım bu toplumumuzda pek bilinmeyen ya da algılanamayan bir gerçek. HAkimler hukuk kurallarını uygularlar, uygulayamazlarsa eleştirirlirler, uyguladıkları için değil. Zaten o başörtsü kararına Avrupa İnsan HAkları mahkemesi de benzer bir karar verdi. Yani bizim hakimlerimiz de uluslararası normlardan uzak bir karar çıkarmamışlar.

          Vekillerimiz maalesef her zaman hukuk kurallarına uyacak işler yapmıyorlar. Mesela bir özelleştirmenin değerinin altında yapılmasına imza attılarsa ve bu karar halkı korumak adına iptal edildiyse ben burada bir yanlışlık görmüyorum. Aksi halde kuvvetler ayrılığı bir şey ifade etmiyor olurdu.

          Anayasayı bugün de kökten değiştirebilirdi AKP bana kalırsa. Örneğin 3 madde hariç bu tasarı 1-2 saatte geçecekti mecliste. Tek ihtiyaç sadece kendi istediği şekilde olamayacağını, toplumda başka görüşler olduğunun da kavranması. Maalesef son 1 yılda ülkemizde demokrasi kültürünün ne kadar düşük olduğunun üst üste çok örneği sergilendi. Dileğim bunun zaman içerisinde değişmesi…

          • Kayhan KAYIHAN:

            peki o halde 2-3 madde dışındakilere destek verseler 367 yi geçirseler 2-3 madde de destek verseydi muhalefet partileri.
            Samimiyetten uzak şeyler bunlar..

            • ovgutto:

              Ne yazdığını anlayamadım. Biraz daha açık ifade eder misin?

              • Kayhan KAYIHAN:

                Ufuk biraz açıklamış ama ben tam olarak açıklayayım.
                Bu maddeler mecliste tek tek oylandı,
                1.madde memurlar ile ilgili mesela burada muhalefet partileri de olumlu oy kullanıp 367 sayısını geçseydi olumlu oy sayısı cumhurbaşkanı da onayladığında yürürlüğe girerdi bu maddeler.
                tartışılan 2-3 madde de olumsuz oy verip maddelerin referanduma gitmesini sağlayabilirlerdi demek istedim.

            • Ufuk Erdoğmuş:

              Muhalefet de aynı şeyi o üç madde için yapabilirdi demek istiyor sanırım Kayhan, bence haklı da. O vakitler iki taraf da birbirinden inatçı, birbirinden çok “illa benim dediğim olacak, ya hepsi olacak ya hiçbiri” mantığındaydı. Geçmiş olsun, bu mantık yüzünden saçma bir bütünlüğü oylamak zorundayız.

  • Kübra Sönmez:

    yeni anayasa ile sivillerin askeri mahkemelerde yargılanması meselesi bitecek. Bu da bir daha daha önceki darbelerde yaşanan acıların yaşanmasına engel olacak. Asker kendi işine bakacak halk kendi işine. ayrıca anayasa değişmesin diyorsunuz ya şu yazıyı okumanızı tavsiye ederim.  Ve okuduktan sonra mantıklı bir açıklama yapacığınızdan da eminim.
    http://www.samanyoluhaber.com/y_436894_ahmet-kekec-fikrin-varsa-soyle-cosma!.html

    • Kübra Sönmez:

      ha bir de bu yalnızca siz değil bütün arkadaşlarında okumasını tavsiye ederim.
      http://www.samanyoluhaber.com/y_437186_ahmet-kekec-inanmayin-etroya-kacacak!-.html

    • Ufuk Erdoğmuş:

      Bir daha darbe olacağı varsayımıyla bu endişe haklıdır. Ama bir daha darbe olmazsa bu endişenin de yersiz olduğunu kabul etmek gerek.

      Anayasa değişmesin demedim, demiyorum, demeyeceğim. Yanlış anlaşılma olmasın, ayrıntıları verememişsem özür dilerim. Net konuşayım, ANAYASA DEĞİŞMELİ, ama bu şekilde değil. Yazıya bağlarsam da, DARBELERİN ÖNÜNE GEÇİLMELİ ama bu paketle darbelerin alakası yok

  • Emre Cemil Ayvalı:

    Bir fıkra var önce onu anlatayım sonra konuya değineyim.
    Bir komutan var karadenızlılerı hıc sevmıyor. askere gelen karadenizleri erleride bir bahane bulup dovme peşinde. Tabi o sıralar bir karadenizli asker geliyor, çağırıyor yanına. emrediyor fındık de bakayım. asker karadenizli ya finduk diyor basıyor tokadı. ertesı gun ve otekı gunlerde aynı gerekceyle dovuyor askerı. tabı bızım karadenizli hırs yapmıs durumu duzeltme ıcın evde calsıyor en sonunda fındık demeyı basarıyor. komutan cagırıyor fındık de bakayım fındık dıyor karadenızli. komutan baktı dovemeyecek fstık de bakayım dıyor. bızım karadenızli fıstuk dıyor. yıne basıyor dayagı komutan .

    Ufuk Erdoğmus’un yazısıda bıraz bu fıkrayı anlatıyor. Hayır demek ıcın gerekcesı yok. Daha evvel saydgı tehlıkelerı dunyadan orneklerle yazdık. ısın esasına gırmeden soylem elestırılerınden oteye gecılemıyor. ben su akp yı doveyımde ama bahanem fıstık olsun ama fındık.

    Gelelım ısın esasına. birkaç örnekle acıklayayım. Darbecıler elbette yargılanamayacak bır kere hukuk zorlanmıs olur zaman asımı vs evrensel hukukta bıle bı ımkan yok. ancak burada bır ıadeı ıtıbar sozkonusu. su ornegı vermek ısterım. nazım hıkmet vatan haını sayılıyordu. kıtapları yasaktı bu ulke vatandası degıldı. oldu yılllar gectı. kıtapları serbest vatan haını degıl hatta tıbarı gerı verıldı. artık tc vatandası. cok mu lazımdı rahmetlıye bu hak elbbette hayır. ama bır ıtıbar durumu var.ıadesı var.
    Bu gecıcı madde kalkınca darbecıler yargılanamayacak. ancak bundan sonra darbe planlayanlar veya yakın tarıhte yapanların yanı zamanasımına ugramamıs darbe ve gırsımlerının yargılanmalarının onundekı engeller kalkacak. ve o donem magdur olmus ınsanların sıkaeyt hakkı olup devltten haklarını tanzım etme durumu doguyor. hepsını gectım. sadece ıadeı ıtıbar olsun. baska hıcbırsey kazandırmasın. hadı onuda gectım sadece kalkmıs olsun. suankınden daha mı kotu. hayır demek ıcın bu bır gerekcemıdır. eger buna hayır dıyorsan mevcuda evet demıs oluyorsun. Maddelerde eksıklıkler olabılır daha demokratık olabılırdı. evet bunlar guzel temennıler. benımde emre cemıl olarak paketın ıcınde olmasını ekstra ıstedgım maddeler var. ama bu buna hayır demek ıcın bır gerekce degılkı. bu pakette hangı madde mevcuttan daha gerı bır anlayıs sergılıyor. ben madde madde tartısmaya burdanda yuzyuzede skype vs:)hazırım. cunku soylmlerı tartısarak vakıt kaybedıyoruz. samımı olalım. saygılar. ufuk erdogmusa sevgıler:)

    • ovgutto:

      Artık şart oldu mevcuttan daha geri olanları açıklamak… :) Yazı yazalım.

    • Alper K.:

      Ak parti sevdalıları hakkında genelleme yapınca kızıyorsunuz sonra:) İşte yine fıkrayla başlayıp, konuyu anlamayip/anlamak istemeyip minimum beyin eforuyla karşıdakine yüklenme, ordan burdan alakasız örnekler verip mantıksız karşılaştırmalarla, laf kalabalığı yaptıktan sonra kendisini “kendi kendine” haklı iddia ettiğini gösteren  cümleye koyulan nokta, ve ardından gönderilen sevgiler, saygılar vs.. Bunlar çok standart, o yüzden ben hiç sorgulamıyorum ak parti iyi midir kötü müdür diye. Benim için bu düşünce tarzı, yaklaşım  kötüdür,  kim yaparsa da onun partisine itibar etmem. Bu tarz bi hava zamanında genç partili gençlerde vardı bi de, onlara da haklımıdır değilmidir hiç kafa yormamıştım aynı şekilde. (Bu arada Emre bey bu yorumu kendisine cevap olarak yazdığımı da düşünmesin, onun ve onun gibilerin herhangi bir yorumu/eleştiriyi tamamen okuduklarına bile emin olamadığım için, fikirlerini değiştirme hevesim yok, değişmiyeceklerini bilerek.. )

      • Ufuk Erdoğmuş:

        Ben her türlü genellemenin yüksek hata payı olduğunu düşünüyorum. “AK Parti’lilerin” diye genlleyerek bahsettiğin fanatik tavrı her partiden fanatikler için de geçerli bence.

        Ama AK Parti hükümet olduğu için, diğer partilere oranla kat kat fazla oranla ve ısrarla “en iyi biziz, biz şöyleyiz biz böyleyiz” ifadeleri sonuçta daha dikkat çekiyor ve batıyor.

        Fakat yine de referandum konusuna özel olarak “evet” değil, “AK Parti” destekçisi yorumlarda genel bir ortak slogan havası var. Bu şablon yorumlar da dış eleştirilere kapalı havayı pekiştiriyor. Ama tekrar ediyorum, benzerlerini muhalefetin baskın çıktığı olaylarda da yaşadık. Sorun, kalıp halinde siyaset yapma mantığı bence.

  • EMRE CEMİL AYVALI:

    Kolay gelsin usta işin çok zor.:)
    Beyaza siyah dicen ve bize ispatlıcan. Tarihe bakarsak bu mümkün ama günümüz küresel dünyasında hersey bu kadar sefffaf bılgıye bu kadar erısılırken ısın cok zor:))

    • Ufuk Erdoğmuş:

      Günümüz küresel dünyasının şeffaflığıyla ilgili gündeme bir haber denk gelirse bir dizi yazı yazmak da benden söz olsun. Fakat bir cümleyle özetlersek “günümüz tanımıyla küresel” dünyada şeffaflık falan yoktur, medya patronlarının sunduğu kadar bilgi vardır. Tek şeffaf ortam internettir, onun da her ülke de bir kısıtlama yöntemi ve sınırlandırması için çalışmalar sürüyor. Bu konuyla ilgili şu belgeyi paylaşmıştım vaktinde:

      http://fikirfarki.com/ozgur-bireye-karsi-yeni-hedef-internet/

Bir Cevap Yazın