Bir Facebook Kahramanı “Yılmaz Özdil”
Önce malum kahramanımızı tanıyalım. Kimdir? Ne iş yapar?
Kahramanımız Türkiye’nin en büyük gazetelerinden Hürriyet’te üçüncü sayfada köşe yazıları yazan, yine en çok izlenen haber bültenlerinden, Star Ana Haber’in yayın yönetmenliğini yapan İzmirli aydın ‘Yılmaz Özdil’.
Şu meşhur arkadaşlık sitesi ‘Facebook’ta en çok paylaşılan, sivri zekâsı ve keskin mizah anlayışıyla bizi fikir dünyasının derinliklerine götüren ve sonunda ‘vay be ne harika yazmış’ dediğimiz entelektüel aydınımız.
‘Üniversiteli Çocukların’ geceleri yatmadan önce okuyup güldükleri, ardından büyük bir sorumluluk ve vatanseverlikle, profillerinde paylaştıkları bir ‘Facebook Kahramanı’dır aynı zamanda.
Fikir dünyası o kadar derin, mizah anlayışı o kadar keskindir ki ‘ Ergenekon’ gibi Türkiye’yi sallayan bir konuyu bile çizgi film kahramanları üzerinden anlatabilir. Tom&Jerry, Buggs Bunny yazılarında en çok kullandığı siyasi argümanlardır.
Tam bir kelime cambazıdır ki bu haliyle bizler onun yazılarını ağzımızdan salyalar akarak okuruz. Öyle cambazdır ki o, Kerkük’te yaşanan bir olay üzerine ‘Eşek’ manasına gelen ‘Ker’ kelimesinden hareketle ‘Ker-Kürt’ başlığı atabilmiştir yaptığı habere.
Demokratik açılım safsatadır onun için. Çünkü Kürtler onun fikir dünyasına göre ‘Eşek’tir. Ahmet Türk’e yapılan o faşist, ırkçı saldırı meşrudur Yılmaz Özdil’e göre. Çünkü “Yumruğunu adaletin tokmağı yerine koyup, Ahmet Türk’ün burnuna inen kişi, bu ülkede pek çok kişinin duygularına tercüman oldu…” gibi vicdansız bir cümleyi sarf edebilecek bir siyasi anlayışa sahiptir. Diyarbakırlı dolmuş şoförlerine kravat takma zorunluluğu getirilmesi haberini “Kıro-vat” başlığı ile duyuracak kadar da insanlıktan nasibini almamıştır ama zekidir, komiktir işte. Önemli olanda odur zaten. Bu onu paylaşmamız ve okumamız için fazlasıyla yeterli bir sebeptir.
2000 yılında Galatasaray’ın 2-0 kazandığı, GS-L.United elemesi sırasında İstanbul’da ölen iki İngiliz taraftarının ardından, çalıştığı gazeteye attığı manşetleri hatırlarsak, herhalde bu sivri zekâlı aydınımızın fikir ve mizah dünyasını daha iyi analiz etmiş oluruz.
Neydi o faşist, kin ve nefret güden ama bir o kadar da komik bulup güldüğümüz o manşetler?
‘Two Size’
‘DİNGİLtere’
‘Sahada da, dışarı da 2-0’
Evet, Ahmet Kekeç’in tabiriyle ‘ülkücü-ulusalcı kırma’ Kemalist aydınımız Yılmaz Özdil’e göre ‘iki beden’ almış, aynı zamanda bu ölen iki U.K. vatandaşına tükürmeyi başarmıştık. Hem sahada iki gol atıp maçı almış, hem de iki İngiliz’i öldürerek dışarıdaki maçımızı da kazanmıştık. Bu zor meşakkatli işi de yine Yılmaz Özdil sivri zekâsıyla iki kelime de anlatabilmişti.
Ne kadar yaratıcı ve ne kadar takdire şayan değil mi?
Evet, yaratıcı ve takdire şayan. Ayrıca, O hakaret içeren esprilerin ayırdına varıp sonradan görme bir gururla gülmemiz ve bunları forwardlamamız içinde fazlasıyla yeterli.
Çünkü bizim için, bir yazarın alt yapısı olan bir yazı yazıp yazmaması önemli değil.
Bizim için yazarın fikir dünyası önemli değil.
Bizim için düşüncesi ne olursa olsun olayları neden-sonuç ilişkisi içersinde analiz edip sunması da önemli değil.
Aslına bakarsanız bizim için haklı olup olmaması da önemli değil.
Yaptığı ukala esprileri ve kelime cambazlıklarıyla, karşı fikre olan kinimizi ve hoşgörüsüzlüğümüzü meşru kılıyor ya o bize yeter.




Tek kelime ile harika bir yazı olmuş,kalemine yüreğine sağlık emrecim,yazarlık konusunda şimşekleri üzerine çeleceğin şimdiden belli.Başarılaraın devamını diliyorum bundan sonra en sıkı takipçin ben olacağım…sevgi ve saygılarımla
yine,yeniden önemli bir konuda,dikkat çekici tespitlerle harmanlanan dördüncü yazı…merak uyandıran anlatım tarzıyla okunmaya değer yazılardan olduğunu düşünüyorum.yalnız bu yazı gibi yazıların hiç yazılmamasını dilerdim.21.yy da yazar,aydın denilen bazı kişilerin barışcıl,hümanist bir yaklaşım yerine ırkçı,faşist ve saldırgan bir tutum sergilemeleri gerçekten düşündürücü…….şimdiki zaman kavga,bölücülük etme zamanı değil.bunlar geçmişte kaldı.geçerli olan kardeşlik,uzlaşma,diyolog zamanı…..saygı görmek istiyorsan,saygı göstermeyi bilmen gerek.böyle köhnemiş mizah anlayışlarına ne kendimizi ne de neslimizi kurban etmeyelim.
Merak ediyorum sadece, bu yazıyı yazarken maksat Yılmaz ÖZDİL’in kişisel yazarlığına ve yazdığı yazılara mı yapılan eleştri yoksa Yılmaz ÖZDİL’in sizin görüşlerinize uymayan görüşlerimi? Çünkü kendisi kalemi son derece güçlü bir yazar. Evet yazıları sivri ve eleştirel hatta bazen aşırıya kaçmıyor değil ama anlatmaya çalıştıkları tamamen mi yanlış yoksa görüş farkı ve Yılmaz ÖZDİL’in eleştirdiği grup ve kişilere olan bağlılıkmı size bu yazıyı yazdıran? Evet yazınız güzel akıcı hoş olmuş, ancak anlattığı şeyler itibariyle bu sitenin adını da içeren “fikir farkı ve düşünce özgürlüğüne” biraz ters kaçmamışmı sizce de?
Elinize yüreğinize sağlık..
emrecim bu yazın ile alakalı günlerdir yorum yazmak için düşünüyorum.böyle bir yazıya ne yorum getirilir diYe ama tek kelime buluyorum MUHTEŞEM .hem düşüncelerinle hemde üslubunla ve saygı çErçevesinde yaptığın yorumlarınla mükemmel olmuş .senin veya yılmaz özdilin hangi düşünceden olduğu değil benlM için önemli olan benim için tek önemli şey ülkemin güçlü ???? Kalemlerinin hassas dengeler üzerlne olan konularda daha ciddi ve yapıcı bir şekİlde fikirlerini okuyucularınla buluşturmasıdır.eline kalemine yüreğine sağlık kardeşim
Çok beğendiğimi söyleyerek ‘Üniversiteli Çocukların’ facebook kahramanı ile ilgili yazdığınız bu yazıyı birkaç BU TİP üniversiteli arkadaşım için sayfamda paylaşmak üzere sizden izin istiyorum
?